Bu site tamamen kendini tatmin amacıyla kurulmuştur. İçerik hoşuna gitmediyse kapı sağ üst köşede bilgine..
when you try your best but you don't succeed
when you get what you want but not what you need
when you feel so tired but you can't sleep
stuck in reverse
banner
 

1 Mayıs 1977: Yaşayanlar ve arşivler anlatıyor

19.08.2015

“Babam 41 yaşındaydı. Film stüdyolarının elektrik makina teknisyeniydi. Hayatına 16 yaşında Beyoğlu’nda sinemalarda çalışarak başlamıştı. Hayatı film oldu gerçekten.”

Rasim Elmas hâlâ aydınlatılamayan “Kanlı 1 Mayıs”ın, 1 Mayıs 1977’nin faili meçhullerinden yalnızca biri. Onunla birlikte en az 34 kişi ezilerek, silahla veya bıçaklanarak yaralandı ve hayatını kaybetti.

Bu yıl 1 Mayıs’ın Taksim’de kutlanmasını isteyen sendikalar ve sivil toplum kuruluşları neredeyse bütün açıklamalarında 1977 yılını anıyor, anımsatıyor. Türkiye’nin çalkantılı bir döneminin başlangıcı sayılan 1 Mayıs 1977’i.

Peki o gün neler olmuştu? Rasim Elmas’ın kızı Gönül Kement ile buluştuğumuzda bir çırpıda anlatıyor o 1 Mayıs’ı. Saat saat hatırlıyor neler olduğunu. “Nasıl unuturum?” diyor ve babasının bir gün öncesinden onu Taksim’e gitmemesi için uyardığını, “kötü şeylerin” olabileceğini söylediğini anlatıyor.

'Babanı morgda bulursun'

“Pazar günü evden çıkmak için birbirimizi bekliyor gibiydik. 3’e kadar evdeydi. Ben onu beklerken vakit geçiyor tabii. Annemle beraber çıktım ki anlamasın diye. Sanırım o da benden sonra çıktı. Saat 6 civarı Taksim’e yaklaştım. Hiç olay yoktu ama büyük bir kalabalık vardı. Sanıyorum 1 saat daha geçti çok büyük bir karanlık çöktü. Bir karmaşa, kovalamaca oldu. Fakat olayların bu kadar büyük olduğunu hiç düşünemiyordum.”

Rasim Elmas akşam ve ertesi sabah da eve gelmeyince karakollara gitmiş Gönül Kement. O zaman 17 yaşında. “Annemin okuma yazması yoktu, 16 yaşındaki kardeşimle aramaya çıktık” diyor.

Gayrettepe 1. Şube'de ne gözaltı listesinde ne de yaralılar arasında bulunmuş babasının adı. 2. Şube'de ise başka bir şey söylenmiş Kement’e: “Bir sürü katlara çıkardılar, bir sürü soru sordular. En sonunda bir polis bana, ‘Morgda bulursun’ dediler. Fakat o kadar garip bir hal ki morg kelimesini değil, bulacaksın dediklerini hatırladım hep. Bir an babamı bulacağım sandım.”

Babasının omzundaki bir bıçak yarası, kurşunlanmış vücudu, ezilmiş sırtı aslında 1 Mayıs 77’de neler yaşandığının da bir özeti gibi.

'Kurşunlanmamak için, ölmemek için...'

Hürriyet gazetesinin 2 Mayıs 1977 tarihli nüshasında, alandaki muhabirin yazdıklarına göre, 19.05’te ilk silah sesi duyuluyor ve sonra şöyle devam ediyor haber: “Silah sesleri kaplıyor tüm alanı ve insanlar çil yavrusu gibi kaçışıyorlar... Kurşunlanmamak için, ölmemek için... Birbirlerini eziyorlar... Birbirlerini çiğniyorlar.”

Aynı tarihli Cumhuriyet gazetesi ise “Törene yüzbinlerce kişi katıldı” üst başlığının altına “1 Mayıs kanlı bitti” manşeti atmış.

Yıllar sonra faili meçhul bir saldırıyla öldürülen gazeteci Uğur Mumcu köşesinde şunu yazıyor: “1 Mayıs günü İstanbul’da Taksim alanında yaşanan korkunç olayları, son yıllarda, Türkiye’nin yaşamakta olduğu siyasal koşullardan soyutlamaya olanak yoktur. Sanki görünmez bir el, bu planı adım adım uyguluyor.”

Cumhuriyet gazetesinin 3 Mayıs tarihli nüshasında ise “Savcılık soruşturması sürüyor” başlığı var. Arşivlere göre 453 kişi gözaltına alındı olaydan sonra. Ancak Taksim meydanına bakan Sular İdaresi’nden veya o zamanın Intercontinental Oteli’nden ateş açtığı iddia edilen kişiler hâlâ bulunamadı.

Gönül Kement, bazı ailelerin hukuk yoluna başvurduğunu ancak bir sonuç alınamadığını söylüyor. Ama olayın faillerinin bulunması için mücadele etmeye devam edeceğini belirtiyor: "2006 yılında mecliste araştırma komisyonları kurulsun dedik. Devlet ne olduğunu biliyor. Sular idaresinden ateş açıldığı, eski adıyla Intercontinental’de silahlı kişilerin olduğu. Ben bunun tertiplenmiş bir olay olduğunu düşünüyorum.”

Gönül Kement ile sohbetimiz onun temennileriyle son buluyor: “İşçi, emekçi bayramının kimsenin burnu kanamadan, kimseye sıkıntı olmadan kutlanmasını arzu ediyorum. 2010’da, 2011’de hiçbir şey olmadı. Çünkü 1 Mayıs’ları kutlamak için gelenler bayram için, anma için geliyorlar. Bizim yanımızda olmak için geliyorlar. Yaşadığım sürece gideceğim.”

AKP hükümeti 1 Mayıs’ı 2010 yılında resmi bayram olarak kabul etmiş ve 32 yıl aradan sonra ilk kez 1 Mayıs yeniden Taksim’de polis müdahalesi olmaksızın kutlanmış ve bu kutlamaya resmi açıklamaya göre 140 bin kişi katılmıştı.

Geçen yıl ise Taksim’deki yayalaştırma projesinin inşaatı nedeniyle 1 Mayıs’ın burada kutlanmasına izin verilmemişti.

Bu yıl da İstanbul Valiliği, "Yasadışı terör örgütleri ve uzantılarının güvenlik görevlilerine karşı şiddete başvuracaklarına dair bilgiler mevcut" dedi ve Taksim taleplerine izin verilmeyeceğini belirtti.

 

 

http://www.bbc.com/turkce/haberler/2014/04/140430_1_mayis_1977.shtml

Gösterim : 795
Aşağıdaki formu kullanarak yorum yazabilirsiniz